CANİKLİ NEDEN HALA SUSUYOR?


Açıklama: TIME GÜNCEL-YORUM HABER- AKP içindeki bazı siyasal islamcı çevrenin hedef tahtasına koyduğu İstanbul Sözleşmesi’nin haklı savunucusu bugünün AKP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili olan, dönemin AK Parti Grup Başkanvekili ve Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin sessizliği merak konusu oldu.
Kategori: Siyaset
Eklenme Tarihi: 03 Ağustos 2020
Geçerli Tarih: 28 Ekim 2020, 10:49
Site: GİRESUN TİME
URL: http://www.giresuntime.com/haber_detay.asp?haberID=8471


Kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesini konu alan ve hukuki bağlayıcılığı bulunan ilk uluslararası belge olan İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının üzerinden 9 yıl geçti. Ancak AKP döneminde Türkiye'nin ilk imzacısı olduğu sözleşme, tartışmalara konu olmaya devam ediyor.

AKP içindeki bazı siyasal islamcı çevrenin hedef tahtasına koyduğu İstanbul Sözleşmesi’nin haklı savunucusu bugünün AKP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili olan, dönemin AK Parti Grup Başkanvekili ve Giresun Milletvekili Nurettin Canikli'nin sessizliği merak konusu oldu.

Anımsanacağı gibi, Türkiye için öncü bir adım olan sözleşmenin 2011 yılında TBMM’de kabul edildiği oturumda sözleşmenin hazırlanması, imzalanması ve yürürlüğe konulması ile ilgili onur ve gururunu anlatan ifadeler kullanan Canikli, alkış toplamıştı.

CANİKLİ SÖZLEŞMEYE SAHİP ÇIKMIŞTI

AKP adına Meclis'te konuşan Canikli, 'Sözleşmeyi parlamentosundan geçiren, yasalaştıran ilk ülke olma onuru da inşallah bize ait olacak biraz sonra; hepimize ait olacak, bütün milletvekillerimize, bütün gruplarımıza ve Türkiye’ye ait olacak. Bu gurur gerçekten çok tarihi bir anın da aynı zamanda yansımasını ifade ediyor' demişti.

ŞİMDİ KONUŞMA ZAMANI

Erkek egemen sistemin savunucusu gerici çevrelerin sözleşmeden çekilme baskıları iyice zıvanadan çıkarken, şimdilerde pek ortalarda görünmeyen Canikli’nin sözleşmeden yana suskunluğunu bozması bekleniyor. Canikli’nin sözleşmeye taraf olarak dünkü isabetli sözlerinin arkasında durarak sözleşmeden Türkiye’nin çekilmemesi yönünde hem tavır alması hem de çağrıda bulunması isteniyor.